TCG Dumlupınar’ın Hazin Öyküsü   

tarafından Reşitcan ERMİŞ
0 yorum 159 görüntüleyenler

                      TCG DUMLUPINAR’IN Hazin Öyküsü                                   

Türk Denizcilik tarihinin en bilindik, hafızalarımıza kazınan faciası TCG Dumlupınar kazasıdır. Bu yazımızda TCG Dumlupınar’ın hikayesini anlatacağız.

TCG Dumlupınar ilk olarak, 1944 yılında ABD Deniz kuvvetleri için üretilmiş olup ABD Donanmasına USS Blower (SS-325) ismiyle katılmıştır. USS Blower, 95 metre uzunluğunda olup, su atında 9, su üstünde ise 15 mil hız yapabiliyordu. 2. Dünya Savaşı sırasında Pasifik Okyanusunda görev almıştır. İlk devriye görevine yine bu bölgede 17 Ocak 1945 günü çıkar.  İlerleyen zamanlarda yine devriye ve tatbikatlara katılır. 1946-1949 yılları arasında Pasifik Filosuna, 1950 yılında da  Atlantik Filosuna katılır. Türk Deniz Kuvvetleri denizcilerinin Connecticut’a varmasıyla USS Blower’da eğitim görmeye başlar. Ortak Savunma Destek Yasası kapsamında 16 Kasım 1950’de ABD Donanmasından çıkıp Türk Donanmasına devredilir. Ardından USS Blower ismi değiştirilip TCG Dumlupınar ismini almıştır. Donanmamıza katılışından sonra birçok tatbikatta 1. Filotilla sancak gemisi olarak ülkemizi temsil etti.

( USS Blower su üstünde , 1944)

TCG Dumlupınar Faciası 2 Nisan 1953’te TCG Dumlupınar ve TCG Birinci İnönü denizaltıları NATO’nun Ege Denizi’nde düzenlediği Blue Sea tatbikatına katıldılar. 3 Nisan 1953 akşamı tatbikat tamamlanıp Gölcük Donanma Üssüne doğru yol aldılar. Fakat yolculuk yarım kalacaktı.

Denizaltılar, Çanakkale Boğazına girdikten kısa süre sonra TCG Birinci İnönü, telsizle bir arızası olduğunu bildirerek durdu. Ama sıkıntı kısa sürüp10 dakika sonra Birinci İnönü  tekrar seyre başladı. 02.00’de ise Dumlupınar, Çanakkale önlerine gelmişti. Nara Burnu yakınlarına gelen denizaltının burnu geçmesi lazımdı fakat gözcüler karşıdan bir şilebin geldiğini haberdar ettiler. Üsteğmen Hasan Yumuk kaçınılmaz çarpışmayı engellemek için sancağa dönüş emri verdi ve Anadolu sahiline yaklaşarak şilebin yolundan çekildi. Aşağıdan bu emri duyan denizaltı komutanı Çelebioğlu denizaltının kumanda kulesine çıkarak emir komutayı devraldı ve denizaltıyı eski rotasına soktu. (Bunu yapmasının sebebi, Anadolu Yakası sahilinin sığ olmasıdır. Bu sebeple de karaya oturma tehlikesi oluşturmaktadır.) Ardından çarpışma riski devam ettiğinden iskele alabanda emri verildi ve şilebin önünden geçerek Avrupa sahiline geçmek istedi fakat zaman kaybedildiği için , denizaltı yeterince süratli olmadığından bu girişim başarısız oldu.

Ve çarpışma yaşandı. Naboland Gemisi, Dumlupınar’ın baş torpido dairesinin sancak tarafından çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle büyük bir yara açılmıştı. Üstüne denizaltı yaklaşık 40 metre sürüklenip 8 denizci suya düşmüştür. Düşüş esnasında 3 denizci şehit olmuştur. Naboland işaret fişekleri havaya, can simitlerini de denize atarken diğer yandan filikasını suya indiriyordu. Denize düşen 5 denizci filikaya alındı. Kazayı gören gümrük motoru çarpışmanın yaşandığı alana gelip 5 yaralıyı hastaneye götürdü. Sabahleyin balıkçılar ,denizaltı tarafından atılan’’ battı şamandırasını’’ buldular. Boğaz Komutanı Albay Zeki Adar şamandıradaki telefon vasıtasıyla denizaltıda bulunan Astsubay Selami Özben ile ilk teması kurdu. Özben, kıç torpido dairesinde 22 kişi olduklarını, elektriklerin kesik olduğunu ve denizaltının 15 derece sancağa yatık olduğunu, acil durum fenerlerinden birinin ışığının gittikçe zayıfladığını manometrenin 267 kadem olduğunu bildirdi. Ve 72 saatlik ölüm kalım savaşı başlamıştı. 11.30’da 1. İnönü denizaltısı, TCG Kurtaran ise 13.45’te kaza alanına geldiler. Kurtaran şamandıra üstünde kendini konumlandırarak kurtarma işlemi hazırlıklarına başladı. Fakat saat 17’de geminin yanlış konumda olduğu anlaşılıp hemen halat manevrası ile sabitleme şamandıraları arasında kuzeye ilerlemesine karar verildi. Kurtaran ilerlemeye başladığında şamandıranın kablosu pervaneye takılıp koptu. Böylece tek iletişim aygıtıyla kurtarma çanını indirmek için kullanılacak kılavuz kablo kaybedilmiş oldu. Başarısız girişimlerden sonra devreye dalgıçlar sokuldu. Dalgıçlar 11 kez denizaltıya inmeye çalıştılar lakin hiçbiri sonuç vermedi. Hatta Astsubay Üstçavuş Nurettin Ersoy, 87 metre derinlikte bulunan denizaltına inmeye çalışmış fakat 80.metrede bayılıp yukarı çekildi. Hayatı faaliyetleri duran Ersoy basınç odasına getirilip hayata geri dönmüştür. Sonunda 7 Nisan günü son dalışlar yapıldı ve artık 22 kişiden ümit kesildiği için çalışmalar sonlandırıldı. TCG Başaran güvertesinde, Gölcük’te ve Dolmabahçe’de denize çelenk atılarak anma tören yapıldı. Faciada 81 personel şehit olmuştur.

 ‘’Ah Bir Ataş Ver Türküsü’’ bu faciadan alınmıştır. Her yıldönümlerinde şehitlerimiz anılmaktadır.

Kaynakça

TCG Dumlupınar Denizaltısı D-6, 5.12.2023 tarihinde, https://www.kalyeta.com/ sitesinden erişildi.

Çalışkan Mehmet, Dumlupınar’ın hazin öyküsü,(2021), 5.12.2023 tarihinde, https://www.haberturk.com/ sitesinden erişildi.

TCG Dumlupınar, 5.12.2023 tarihinde, https://www.bilgipesinde.com/ sitesinden erişildi.

Kaplan Hakan, TCG Dumlupınar Faciası,(2020), 5.12.2023 tarihinde, https://dargeb.com/ sitesinden erişildi.

Beğeneceğinizi düşündüğümüz yazılar