SARIKAMIŞ HAREKÂTI ve ANADOLUYA ETKİLERİ

tarafından Ahmet Aslantaş
0 yorum 414 görüntüleyenler

SARIKAMIŞ HAREKÂTI ve ANADOLUYA ETKİLERİ

Sarıkamış Harekâtı 22 Aralık 1914’te başlayıp 15 Ocak 1915 de son bulmuş olsa da harekattan önce ve sonra yaşananlar Osmanlı İmparatorluğunda ve dolayısıyla Anadolu’da derin yaralar açmıştır, 22 Aralık 2023 de ise harekatın başlangıcının 109. Yılı olmuş olacak, dile kolay bir asır geçmiş üstünden fakat hala açtığı yaralar milletimizin gözlerinden göz damlaları akıtıyor. Bu yazımızda Sarıkamış Harekatı’nın nedenleri ve sonuçlarından kısaca değinip daha çok Anadolu’ya etkilerini ele alacağız.

   Öncelikle Osmanlı İmparatorluğunun 1. Dünya savaşına girmekten başka bir şansının pek kuvvetli bir ihtimal olmadığını bilmek gerek, çünkü tüm dünyaya yayılan sömürgecilik anlayışı doğrultusunda büyük devletler birbirlerinin sömürgelerine göz dikmiş ve kendilerine yeni sömürgeler aramışlardır bu ve bunun benzeri bir çok sebepten ortaya çıkan savaşta Osmanlı İmparatorluğu Almanlarla ittifak yapmadan önce İngilizlerle, Fransızlara görüşmüş fakat ret cevabı alınca Almanlarla anlaşmak zorunda kalmıştır. Ret cevabı alınmasının sebebi: itilaf devletlerinin hedefleri arasında bulunan bazı toprak parçaları Osmanlı devletinin hakimiyeti altındaydı, 1. Dünya savaşında Almanlar Osmanlının geniş coğrafyaya yayılan coğrafi avantajını kendi savaş yükünü azaltmak için kullanmak istemiştir, yani batıda almanlar savaşırken Osmanlı dikkat dağıtmak için cepheler açacak bu sayede Avrupalı devletler ve Ruslar sadece Almanlara odaklanamayacaktı bu sebeple Osmanlı İmparatorluğunun açmış olduğu cephelerden birisi de Ruslara karşı savaş verilen Kafkas cephesi oldu, bu cepheyi daha iyi anlatabilmek için dönemin Kafkas politikasından kısaca bahsetmek istiyorum:

 

Osmanlı İmparatorluğunun Kafkas cephesinde hedefleri tarihçiler tarafından üç ana başlığa ayrılır:

  • 1877-78 Savaşlarında Ruslara bırakılan Batum, Ardahan ve Kars’ın geri alınması.
  • Kafkaslarda yaşayan Müslüman ve Türk halkı Rus boyunduruğundan kurtarmak
  • Hazar denizine sınır edinerek Orta Asya’da yaşayan Türklerle iletişime geçerek Turan’ı gerçekleştirmek

  Rusların hedefleri yine üç ana başlıkla açıklanabilir:

  • Doğu Anadolu’yu istila ederek Güneyde İskenderun’dan Akdeniz’e ulaşmak,
  • Karadeniz’de Trabzon’u aldıktan sonra kıyı yolu ile İstanbul’a kadar uzanmaktır.
  • Doğu Anadolu yönünden ve Dicle-Fırat havzasından Basra Körfezi’ne çıkmaktır.

Göründüğü üzere iki devlet arasında bir çıkar çatışması bulunmaktadır hali hazırda tarih boyunca bulunan Türk-Rus anlaşmazlığı ise Sarıkamış Harekatı’nın başlıca nedenleri olarak kabul edilebilir.

Sarıkamış Harekâtından önceki Rus harbi (1877-1878) ve 1. Balkan Harbi Osmanlıya çok ciddi zararlar vermiş, halkın refah durumunu düşürmüş ve devletin imajını dünya devletleri nezdinde kötü yönde etkilemiştir, Kafkas cephesinde yine Ruslarla savaşılacağından bu savaşın kazanılması kaybedilen imajı geri alabilmek içinde ayrıca önem arz etmekteydi fakat bu savaşı kazanmak kolay değildi ve öyle de olmayacaktı…

1.DÜNYA SAVAŞI BAŞLIYOR

Dünya savaşında taraflar belirginleşmiş 1914’te Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliaht Prensi Franz Ferdinand’ın Bir Sırp milliyetçisinin suikastı sonucu öldürülmesiyle başladı. Bu olay Avusturya-Macaristan’ın Sırbistan’a savaş ilan etmesine yol açtı ve ardından hali hazırda tek bir kurşun bekleyen devletlerin kurduğu ittifak sistemleri devreye girdi ve savaş resmi olarak 28 Temmuz 1914 tarihinde başladı. Osmanlı imparatorluğu, Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya (Taraf değiştirip İtilaf devletleri arasında devam etti) İttifak Devletleri olarak savaşa girdi; Fransa, İngiltere, Rusya ve daha sonra Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler ise İtilaf Devletleri’nde yer aldı.

Osmanlı savaşın başlarında kararsızdı ve henüz bir ittifak içerisinde boy göstermemişti bu durum dönemin Harbiye Nazırı Enver Paşa ile Alman mevkidaşının gizli görüşmeleri sonucunda değişmiş

Osmanlının ‘’Adına yakışır bir şekilde Ruslarla savaşması’’ şartı ile Almanya ile ittifak kurulmuştu, Almanlar Ruslarla, İngiliz ve Fransızlarla aynı anda savaşmamak için Rusları Osmanlı ile meşgul etmek istemiş bu sebep doğrultusunda hızlıca adım atarak 2 alman savaş gemisini Karadeniz’e göndermişti, bu gemiler Karadeniz’e girince Osmanlı tarafından el konularak Osmanlı bayrağı ve birkaç Türk denizcisi ile donatılmıştı fakat donanmanın çoğunluğunu almanlar oluşturuyordu. Bu iki savaş gemisinin adları “Midilli” (Breslau) ve ‘’Yavuz’’(Goeben) olacak şekilde değiştirilmiştir 29/30 Ekim gecesi Odessa, Sivastopol ve Novorossisk limanlarını bombalaması savaşı Osmanlı için başlatmıştı. Ruslar savaşa hazırlıklıydı ve 1 Kasım günü Kafkasya’dan hareketle Osmanlı sınırını geçmişti, kasım aylarının sonunda Rusların başarısı Osmanlı sınırları içinde 25 km derinde tutunarak Osmanlı Kuvvetlerine 9000 Şehit 3000 esir ve 2800 firari verdirmesi olmuştu. Bu sonuçların ardından Enver Paşa’nın isteği ile dönemin Genelkurmay İkinci başkanı Hafız İsmail Hakkı Bey görevini bırakmış ve 3. Ordu’nun başına geçmiştir.

15 Aralık tarihinde Alman Yarbay Strange komutasındaki Osmanlı güçleri Arduch şehrini ele geçirdi. Yarbay Stange güçlerinin amacı Rusların dikkatini dağıtmak ve operasyonları ile Rus planlarını bozmaktı.  Daha sonra Enver Paşa Sarıkamış Harekatı’nı desteklemek için bu gücün planını değiştirdi. Bu güce Sarıkamış Harekatı’nı destek amaçlı Rus geri destek bağlantısını oluşturan Kars hattını kesmesi emredildi. Bu güç emredildiği gibi 1 Ocak 1915’te Ardahan’a ulaştı.

 22 Aralık 1914 tarihinde 3. Ordu Kars için emir aldı. Bu emir Sarıkamış Harekatı’nın başlangıcı oldu. 3. Ordu ilerlemesi karşısında Vali Vorontsov Rusların Kafkasya Ordusunu geri çekmeyi planladı. Ancak General Yudeniç, Vali Vorontsov’un çekilme emrini dinlemedi ve Sarıkamış’ı savunmak için kaldı. Enver Paşa 3. Orduyu kendi komutasına aldı ve Rus askerlerine karşı savaşa girdi. Bu savaşı daha detaylı inceleyebilir mevzilerin nasıl oluştuğuna, hangi kararların savaşa etki ettiğine bakabiliriz fakat bu yazımızın konusu Sarıkamış Harekatının Anadolu’ya etkisi bu sebeple savaş kısmını elimden geldiğince kısa tutup savaş sonrasına odaklanmak istiyorum.

Sarıkamış Harekatı’nın başlarında kasım 1914’te Erzurum merkezli 3. Kolordu Köprüköy ve Azar savaşlarında Ruslara karşı başarılı mücadeleler yaparak sınırdan içeri girmişlerdi, Ruslar Osmanlı’yı ciddiye almamalarından kaynaklı bu cephede çok asker bulundurmuyor asıl odaklarını alman hattına taşımak istiyorlardı, Hasan İzzet Paşa sınırdan içeri girmesine rağmen orduyu Erzurum’a çekerek orduyu kış için hazırlama işine girişmeyip saldırıya devam etse Sarıkamış’ı alabilmesi büyük ihtimaldi eğer Hasan İzzet Paşa savunma taktiğine dönmese Sarıkamış harekatına hiç gerek kalmadan tarihimizde bir başarı olarak yerini alabilirdi. Fakat tarih hakkında konuşurken keşke, belki, bir ihtimal vb. kelimeleri kullanmak yanlıştır çünkü tarih bir kere yazılır.

Ordu Erzurum edalarına geri çekilince bölge halkı tepki vermiş ‘’Biz evlatlarımızı bunun için mi cepheye gönderdik’’ gibi tavırlar takınmışlardı fakat bu geri çekilmeye kızan tek kişi halk değildi, Enver Paşa bu olaydan sonra 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşayı görevden almış ve bizzat 3. Ordunun başında yerini almıştır. Enver paşa bilinenin aksine ordunun yetersizliğinden, imkansızlıklarından haberdardı bunlara rağmen geç kalınmış taarruz planını yaptı, Rusların mevzilendiği yeri arkadan kuşatmak için Kars’ın Allah-u Ekber Dağlarının çevresinden dolaşıp Ruslara bir sürpriz saldırı yapmayı planlıyordu. En büyük Rus komutanı olan ‘’kış’’ ise buna müsaade etmedi.

Neticede başarısız olan Sarıkamış Harekâtında ne kadar Mehmetçiğin şehit olduğu bilgisi kesin olmamakla birlikte Kars Valiliğinin resmî sitesinde yayınlanan Prof. Dr. Selçuk Ural’ın ‘’ Sarıkamış Şehitleri’’ adlı yazısında ‘’Harekât sona erdiğinde Ruslar yaklaşık 32.000 kayıp veridi. Türk ordusunun şehit, yaralı, hasta, kayıp ve esir olmak üzere toplam kaybı 90.000’e ulaşıyordu. Ordu’nun 9.000’e düşen mevcudu yeniden teşkilatlanmaya bağlı olarak bir hafta içinde 21.351’e çıkarıldı. ‘’ diye yer almaktadır.

Savaş Sonrası

Savaş öncesinde de devam tifüs (bit) salgını savaş sonrası şehitlerimizin gömülememesi dolayısıyla açıkta kalan naaşlarından artmış ve Anadolu’nun birçok kentini büyük bir yasa boğmuştur, savaşı kaybetmiş olmanın psikolojisi bir yana dönemin önemli ticaret kentlerinden biri olan Erzurum’un merkezi olduğu 3. Ordu’dan gelen yaralı erlerin çoğunun kurtarılamadığı, gelen hekimlerin çoğunluğunun yeni mezun olması dolayısıyla tecrübesiz olması sebebiyle hasta olan erlere yeterince yardım edememesi, ağrı kesici vb. ilaç ihtiyaçlarının olmaması sebebiyle tedavi altında olan erler acı içinde kıvranarak şehit oluyorlardı.

Savaşın nedenleri ve sonuçları bir yana dönemin siyasileri bu savaşı detaylıca düşünüp stratejik kararları alıp kendilerini savaş için tam olarak hazırlamadan nasıl böyle büyük bir savaşı göze almış inanılır gibi değil, bir insan aklını kullanamıyorsa ne derecede büyük hayalleri olursa olsun bu hayalleri başarabilmesi dünya için pek mümkün değildir.

Yazımızın sonuna gelirken tüm Sarıkamış Şehitleri’ne Allah’tan rahmet diliyor, sahip oldukları mevkinin bir gün bana da nasip olmasını bekliyorum.

KAYNAKÇA

1-SARIKAMIŞ HAREKÂTI ESNASINDA CEPHEDE YAŞANANLAR VE ANADOLU’YA ETKİLERİ
Yazarı: Hümmet KANAL 

2-BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA OSMANLI DEVLETİ’NİN KAFKAS SİYASETİ VE SARIKAMIŞ HAREKÂTI

Yazarı: Gökhan DURAK

3-RUS KAYNAKLARINA GÖRE SARIKAMIŞ HAREKÂTI

Yazarı: Ramin SADIGOV

4-Sarıkamış Harekâtı 

Yazarı: Yavuz ÖZDEMİR

5-SARIKAMIŞ HAREKÂTI

Yazarı: Burak Can ÖZEN

GÖRSELLER

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞININ 24 ARALIK 2020’DE SOSYAL MEDYA HESAPLARINDAN PAYLAŞTIĞI RESİMLERİN DÜZENLENMİŞ HALLERİDİR.

Beğeneceğinizi düşündüğümüz yazılar