Sonunda! Milli Muharip Uçak 2025’te Gökyüzünde

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil “… Milli Muharip Uçak 2025’te uçacak” diyerek uzun zamandır durumu merak edilen Milli Muharip Uçak projesi hakkında bilgi vermiş oldu. Proje kapsamında uçağın 2023’te hangardan çıkması ve ilk uçuşlarını ise 2025 yılında yapması planlanıyor.

 

Milli Muharip Uçak projesi F-16’ların Türkiye’deki üretimlerini gerçekleştiren ve bu uçakların halen modernizasyon çalışmalarında yer alan, çeşitli İHA, helikopter, komponent üretimi gibi konularda tecrübe ve bilgi sahibi bir firma olan Türk Havacılık Uzay Sanayii tarafından gerçekleştirilmekte. 1973 yılında Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltıp, milli savunma sektörünü güçlendirmek için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kurulmuştur. İlk kurulduğu zamandan itibaren dünyada çok önemli üretimlerde ve ortaklıklarda yer aldı. Bunları en önemlisi şüphesiz Lockheed Martin firmasının F-16 uçaklarının Türkiye’de üretilmesidir. Bu üretim ile Türk savunma sanayii gerekli malzeme üretimi ve teknik konularda oldukça aktif rol aldı ve bu deneyimini ilerleyen yıllarda çeşitli işlerde göstermeye devam etti ve milli savunma sanayii için İHA, helikopter, uçak gibi önemli araçların üretimine devam etmektedir.

 

(TUSAŞ üretimi T-129 ATAK helikopteri Farnborough Airshow’da yeteneklerini sergiliyor)

 

TUSAŞ ve diğer yerli firmaların çalışmaları sonucu yapılan proje ve geliştirme çalışmalarının dışında neredeyse 40 senedir gökyüzünde olan F-16’ların yerini almak için yine Lockheed Martin üretimi çok amaçlı savaş uçağı olan F-35 projesi vardı. Türkiye zaten bu projeye 2002 yılında dahil olmuş ve F-35 savaş uçağının geliştirilmesinde ve parça üretiminde önemli rol oynamıştı. Ancak 2018 yılının ortalarında başlayan S-400 krizi ile Amerika Türkiye’ye F-35’leri vermeme kararı aldı. Bu kararın ardında 2010 yılında başlamış yerli ve milli bir savaş uçağı projesi daha çok konuşulmaya ve önemli bir hale gelmeye başladı ve kendini ilk olarak 2019 yılında Paris Air Show’da birebir ölçekli modeli ile gösterdi.

 

Uzun zamandır kullanımda olan F-16’ların yerine geçmesi düşünülen Milli Muharip Uçak yani model ismi ile TF-X Türkiye’nin istekleri ve kullanım amaçları doğrultusunda geliştirilen çok amaçlı avcı uçağı rolünü üstlenmektedir. Uçak 5. Nesil savaş uçaklarında kullanılan gelişmiş sistemlere ve belki de en önemli özelliklerinden biri olan düşük radar izi ile yani “Stealth” karaktere sahip bir uçak olması planlanmaktadır.

 

Tek kişilik yapılması planlanan uçak çift motorlu olacak ve bu motorlar toplamda 54 bin libre civarında bir itiş gücü sağlayabilecek ve yaklaşık olarak 55 bin feet irtifaya tırmanabilecek. Motor konusundan bahsederken kafalara gelen en büyük soru motorun yerli mi yoksa yurt dışından mı alınacağı oluyor, bu konuda TF-X üretiminin ilk zamanlarında İngiltere kökenli BAE Systems üretimi motorlar kullanacak fakat bu motorların yerine 2029 yılında yerli motorlar kullanılacak. Uçakta diğer avionik sistemler, radar ve algılayıcılar, silah sistemleri ve gövde gibi konularda da yerli mühendislik kullanılması planlanıyor. ASELSAN zaten bu gelişmeler neticesinde MMU projesi için gelişmiş AESA radarı geliştirmektedir. Uçak fiziksel olarak ise 21 m uzunluğa ve 14 m kanat açıklığına sahip olacak ve bu gövde yapısı ile 1.8 mach hıza çıkabilmesi planlanıyor.

 

 

(TF-X ilk defa Mock-up olarak Paris Air Show’da görüntüleniyor)

 

Uçağın Paris Air Show’da sergilenmesinden sonra insanların kafalarında birtakım soru işaretleri oluşmaya başladı. Örneğin uçağın F-22 Raptor’a çok benzemesi veya uçağın teknik özelliklerin yetersiz olması gibi. Fakat bu eleştiriler aslında oldukça yersiz çünkü uçağın teknik özellikleri ayrıntılı bir biçimde incelendiğinde dünyadaki rakipleri ile farklarını görebilirsiniz ve uçak şu anda üretim aşamasında, yani her türlü geliştirme ve iyileştirme yapılmakta ve uçak gökyüzünde olduğunda 2020 senesi için verilen bilgilerden daha iyi bir performans beklenebilir çünkü prototiplerin üretilmesi ve seri üretime geçmesine belki 7 ila 8 sene var ve bu süre zarfında şüphesiz malzeme ve teknolojik alanda gelişmeler ve iyileştirmeler yaşanacak böylelikle daha iyi sonuçlar görmemiz olası olacaktır.

 

 

TF-X’in F-22 Raptor’a benzemesi konusunda ise işin teknik konusuna inmekte fayda var. 5. Nesil savaş uçaklarının temel özelliklerinden biri olan Stealth uçuş yani düşük radar izi ile uçuş için uçağın dış kaplamasında belirli malzemeler ve boyalar (RAM boyası) kullanılması gerekiyor ki gelen sinyaller boya tarafından emilip geri yansımasın diye, ayrıca ek olarak uçağın Stealth olarak uçabilmesi için uçağın kanat ve gövde hatlarının keskin olması gerekiyor, böylelikle radar vericilerinden gelen radyo dalgaları bu keskin hatlara çarpıp farklı yönlere yansıyarak radar alıcısına geri dönemesin. Bu özellikler ve temel aerodinamik kurallar çerçevesinde oluşturulan, en fazla verimin alındığı belli bir uçak gövde yapısı oluşmuş bulunmakta zaten bu gövde yapısı dünyada çoğu uçak modelinde kullanılmakta, yani TF-X’in F-22’e benzemesi gayet normal bir durum haline geliyor.

 

(Farklı ülkelere ait savaş uçakları ve farklı açılardan görünüşleri. Genel olarak bakıldığında ufak farklar olsa da temel olarak hepsi aynı gövde yapısına sahip)

TF-X için en merak edilen şeylerden birisi ise radar, avionik, atış gibi sistemleri nasıl çalışacağı oluyor. Çoğu konu tam açıklanmamasına rağmen radar kısmında aktif görev yapacak firmanın ASELSAN olacağını söylemiştim bunun haricinde TF-X lazer uyarı sistemi, yanıltıcı parçacık ve işaret ışığı yönetimi, yayın bozma sistemi gibi 5. Nesil savaş uçaklarının önemli özelliklerinin tamamını kullanacak. Yayın bozma sistemi ise son zamanlarda askeri alanda oldukça fazla kullanılıyor. Hava aracı düşman tarafında bulunan çeşitli araçlarının sistemlerini etkileyerek çalışmalarını engelleyebiliyor, böylece sahada daha üstün duruma geçmiş oluyor. İletişim konusunda TF-X’in sahip olduğu bir diğer özellik ise İleri Seyrüsefer teknolojisi: bu teknoloji ile uçak diğer dost kara, hava ve deniz araçları ile aktif olarak iletişim halinde kalıp gerekli istihbarat alışverişini hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Barındırdığı kızılötesi arama ve izleme sistemi ile hava veya kara farketmeden düşman unsurlarını tespit edebiliyor.

 

Yine TUSAŞ üretimi uçaklarda test denemeleri yapılan ve iyi bir başarı sergileyen yerli mühimmatlar ise TF-X’te kullanılacabilecek, böylelikle roket, bomba ve cephane açısından da milli bir uçak olma olma özelliğini taşıyor.

 

Gelişmiş uçuş sistemleri ve özellikleri ile Türkiye’nin ilk yerli savaş uçağı olacak TF-X Türk Havacılık Sanayiinde oldukça önemli bir dönüm noktası ve hiç şüphesiz ilerleyen zamanlarda da önemli olmaya devam edecektir şöyle ki TF-X’in 2070’li yıllara kadar havada kalabileceği söyleniyor.

 

 

Kaynak: https://www.ssb.gov.tr/WebSite/contentlist.aspx?LangID=1&PageID=362

https://www.tusas.com/

https://tr.wikipedia.org/wiki/TUSA%C5%9E

https://tr.wikipedia.org/wiki/TUSA%C5%9E_TF-X

 

 

Mesajını ilet!


Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Mehmet Ulaş Akduman

Merhaba ben Ulaş.1998 Kütahya/Simav doğumluyum.Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde lisans eğitimi alıyorum.Yapay zeka, makine öğrenmesi gibi konulardan hoşlanıyorum. Savunma Teknolojileri Topluluğunda havacılık, uzay ve teknoloji konuları ile ilgili yazılar yazıyorum.