Savaş Oyunlarının Askeri Eğitimle İlişkisi    

tarafından Mehmet Atakan Karataş
0 yorum 275 görüntüleyenler

Savaş Oyunlarının Askeri Eğitimle İlişkisi

     Geçmişte savaş oyunları deyince askeri manevralar ,sahte kale işgalleri ve taktik tahtalarında piyonların birbirini yenmesiyle oluşuyordu. Günümüzde ise simülasyonlar, savaş oyunları, askerleri sahaya sürmeden VR gözlükleriyle onlara tecrübeler kazandırtmak yerlerini aldı. Bu yazıda savaş oyunların askeri eğitimle ilişkilerini inceleyeceğiz.

     Askeri eğitim, askerlerin görevlerini yerine getirebilmeleri için gereken bilgi, beceri ve tutumların kazandırılmasına yönelik bir süreçtir. Askeri eğitim, teorik ve pratik olmak üzere iki ayrı alanda verilmektedir. Pratik alanda askerler, çeşitli simülasyonlar ve tatbikatlar yoluyla eğitilmektedirler. Bu noktada simülasyonlar çeşitli savaş oyunları kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Bu oyunlar, askerlerin takım çalışması, taktik ve strateji geliştirme, el-göz koordinasyonu ve stres yönetimi gibi becerilerini geliştirmektedir. Ayrıca savaş oyunları, gerçek hayatta karşılaşılabilecek durumları simüle ederek askerlerin bu durumlara hazırlıklı olmalarını sağlamaktadır.

Savaş Oyunları(Tactical edge)

     Savaş oyunlarının askeri eğitimde profesyonel olarak kullanımdaki yeri yüzyılları aşkın süredir devam eder. Prusya Genelkurmay Başkanı General Karl Von Muffling başlangıçta savaş oyunlarının ordu eğitiminde yer almasına karşı çıkmış olsa da daha sonra Teğmen Georg Von Reisswitz’in 1824’te yaptığı bir Kriegspiel gösterisine tanık olduktan sonra fikrini değiştirmiştir. Prusya ordusunun başarılarından etkilenen Osmanlı Devleti’nde Albay Otto Kaehler liderliğindeki askerî yardım heyeti 1882 yılında İstanbul’a gelmiş ve Osmanlı Ordusu’nu yeniden yapılandırmak üzere göreve başlamıştır. Bu yenilenmiş Osmanlı Ordusu’nun eğitimde, savaş oyunlarının kullanılmasının başlangıcı oldu.

Colmar Von Der Goltz Paşa

     Osmanlı Ordusu’nda savaş oyunlarını profesyonel olarak ilk defa 1910 yılında olan Sonbahar Manevrası’nı örnek verebiliriz. Manevrayı Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa, Erkan-ı Harbiye-i Umumiyye Reisi İzzet Paşa ve Von Der Goltz Paşa tarafından ortaklaşa planlayıp uygulamışlardır. Manevrayı Goltz Paşa’nın mektuplarından detaylıca öğrenebiliriz. Manevranın bir kısmını okuyalım: Manevrada Garp Ordusu, Bulgar kuvvetini temsil ediyordu. II. Ordu komutanı Abdullah Paşa’nın sevk ve idaresinde olan bu kuvvetler, silahlanarak ve seferberlik hazırlıklarını tamamlayarak Edirne üzerinden sınırı geçtiler. Plan, bu mevkide Türk kuvveti olarak temsil edilen Şark ordusu ile harp etmekti. Zeki Paşa komutasında ivedilikle seferber olan Türk kuvvetine ait bölükler, sürpriz atak karşısında İstanbul’a döndüler. Zira Zeki Paşa’nın öncelikli planı, zamansız gelişen saldırılara karşı savunma ile karşılık verip, geri çekilmekti. Goltz Paşa’nın ifadesine göre, harp edilen alan gerçek bir cepheyi yansıtmaktaydı ve her iki taraf da hücuma dayalı bir strateji benimsemişti. 27 Manevranın ilk gününü keşif ve yürüyüşe ayıran birlikler daha sonraki günlerde gerçeğe oldukça yakın bir şekilde cenk ettiler ve muharebe esnasında gerçek silah ve mühimmat kullandılar.

Askeri Manevra Kesitleri

     Osmanlı’dan bir örnekle geçmişi kapattık şimdi ise günümüzde VR teknolojisiyle askeri eğitim nasıl oluyormuş ona bakalım. VR teknolojisi sayesinde örneğin bir askere paraşütle atlama eğitimi verilebilmesi için askerin hem doğru zamanı hissetmesi hem de atladığı çevreyi iyi tanıması şart. Kapsamlı bir eğitim için pek çok yineleme gerekiyor ve her denemede yapılan uçuşların ciddi bir maliyeti oluyor. Ancak VR teknolojisiyle, bu çok daha kolay olabilir. Sanal gerçeklikle askeri personel savaş jetine, denizaltıya, tanka ve zırhlı araçlara birkaç saniyede geçiş yapabilir. Bu araçların içinde en zorlu, klostrofobik ortamları deneyimleyebilir.

VR Gözlükleriyle Eğitim Gören Askerler

     Geçmişten günümüze teknolojinin gelişmesiyle savaş oyunları yeni bir çehre kazanmıştır. Eskiden bir oyun için kaleler, ordular harekete geçerken askerlerin deneyim kazanması artık şimdi simülasyonlarla  sağlanıyor. Savaş oyunlarının askerlere kazandırdığı pozitif ve negatif yönlerine bakalım:

Takım Çalışması: Askeri operasyonlarda en önemli hususlardan biri takım çalışması ve birlikte hareket etme becerisidir. Bu noktada savaş oyunu temelli simülasyonlarda verilen eğitim askeri öğrencilerin bu beceriyi kötü bir deneyimle öğrenmesinin önüne geçer.

Taktik ve Strateji: Savaş alanında doğru taktik ve stratejileri oluşturmak ve bunları kararlı bir biçimde uygulamaya geçirmek gerekir. Yaşanacak en ufak tereddüt can kayıplarıyla sonuçlanabilir. Bu noktada sanal ortamda gerçekleştirilen eğitimler önemli rol oynamaktadır.

El-Göz Koordinasyonu: Savaş oyunları, oyuncuların el-göz koordinasyonunu geliştirir. Askeri eğitimde, askerlerin el-göz koordinasyonu son derece önemlidir. Savaş oyunları, oyuncuların el-göz koordinasyonlarını geliştirerek, askeri eğitime katılan kişilerin askeri becerilerini artırabilir.

Stres Yönetimi: Savaş oyunları, oyunculara stres yönetimi becerileri kazandırır. Savaş alanında, askerlerin stresle başa çıkabilmesi önemlidir. Savaş oyunları, oyunculara stres yönetimi becerileri kazandırarak, askeri eğitim alanlarda stresle başa çıkabilmelerine yardımcı olabilir.          

     Ancak, savaş oyunlarının askeri eğitimdeki yeri konusunda bazı eleştiriler de bulunmaktadır. Bu eleştiriler, savaş oyunlarının gerçek hayatla tam olarak aynı olmadığı, oyunların bazı yanıltıcı bilgiler içerebileceği ve askeri eğitimdeki diğer pratik aktivitelerin yerini tam olarak alamayacağı yönündedir. Bir diğer olumsuz etkisi de fiziksel becerileri geliştirmez. Savaş oyunları, askeri eğitimde, askerlerin fiziksel olarak hazırlanmasını etkilemez. Savaş oyunları, askeri eğitime ek olarak kullanılabilir ancak tek başına kullanıldığında, askeri eğitim için gerekli fiziksel becerileri geliştirme noktasında yetersiz kalabilir.

     Sonuç olarak savaş oyunları, askeri eğitim için yararlı olabilecek bir araçtır. Takım çalışması, taktik ve strateji oluşturma, el-göz koordinasyonu ve stres yönetimi becerileri kazandırabilir. Ancak, savaş oyunlarının yanıltıcı olabileceği, fiziksel becerileri geliştirmediği ve yanlış tutum ve davranışlara neden olabileceği de unutulmamalıdır. Askeri eğitimde, savaş oyunlarının tek başına kullanılması yerine, diğer askeri eğitim araçlarıyla harmanlanarak kullanılması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Askeri eğitimde sıkça kullanılan sanal gerçeklik teknolojisi hakkında daha fazla detay almak için yazarlarımızdan olan Bora Bostancı’nın Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik yazısına göz atabilirsiniz.

Kaynakça:

Beğeneceğinizi düşündüğümüz yazılar