Programlanabilir Madde : Claytronics Projesi

Günümüzde kullandığımız teknolojik cihazlar, en kaba tabiriyle verilerin derlenip, renklendirilip, anlam çıkarabileceğimiz somut bir hale getirilmesini sağlarlar. Örneğin arkadaşlarınızla yemek yerken çektiğiniz bir fotoğrafa bakıyorsunuz. Sizin için, üzerinde gülünüp eğlenilecek  bir anı olsa da telefonunuz için tamamen sayılardan ibarettir. ( renklerin sayısal karşılıkları vardır. ) Aynı şekilde görüntülü konuşma yaparken de arka planda cihazınız hem ses hem de görüntü verilerinizi toplayarak olabildiğince düşük gecikme sağlamak için donanımlarını zorlar ve karşılığında siz de sohbetinize devam edersiniz.

Görüntülü konuşmayı ele alalım. Aile bireylerimizi ya da arkadaşlarımızı bir ekrandan görmektense karşımızda görmeyi daha çok isteriz öyle değil mi ? Bilim kurgu filmlerinde buna çözüm olarak hologram kullanılır. Fakat Intel ve Carnegie Mellon Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ancak bir Star Trek filminde görmeyi bekleyebileceğimiz bir proje ortaya attılar. Adı da “Claytronics”.

Claytronics Nedir ?

Claytronics, bir kullanıcının etkileşime girebileceği somut 3D nesneler oluşturmak için birbirleriyle etkileşime girebilen, “claytronic atomlar”  veya “catomlar” olarak adlandırılan bireysel nanometre ölçekli bilgisayarlar oluşturmak için nano ölçekli robotik ve bilgisayar bilimini birleştiren bir alandır.

Kısaca fiziksel dünyada etkileşime girilebilen, dinamik, üç boyutlu şekiller oluşturmak için programlanabilen madde demek yanlış olmaz.

 

 

‘Programlanabilir madde’ olarak da bilinen catomlar, hareket etme, birbirleriyle iletişim kurma, renk değiştirme, elektrostatik olarak farklı şekiller oluşturmak için diğer catomlara bağlanma becerisine sahip çok küçük bilgisayarlar olacak.

Her bir catom bir CPU, bir enerji deposu, bir ağ cihazı, bir video çıkış cihazı, bir veya daha fazla sensör, bir hareket aracı ve diğer atomlara yapışmak için bir mekanizma içerir. Programlanabilir maddeden oluşturulan nesneler, gerçek boyuta veya daha büyük boyuta ölçeklenebilir olacaktır. Karşımıza çıkan nesnenin gerçeğinden ayırt edilemez olması, gerçeği ile uğraşıyormuşuz gibi bir izlenim yaratması gerekir.

 

 

Mevcut tasarımda, catomlar birbirine göre yalnızca iki boyutta hareket edebilmektedir. Gelecekteki catomların birbirine göre üç boyutta hareket etmesi gerekecek.

“Geliştiricilerin catomların olmasını umduğu prototip, düzlemsel catomdur. Bunlar 44 mm çapında silindirler şeklindedir. Bu silindirler, silindirin çevresi boyunca bir dizi istiflenmiş halka şeklinde düzenlenmiş 24 elektromıknatısla donatılmıştır. Hareket, mıknatısların birbirlerinin yüzeyleri boyunca yuvarlanmasını sağlayan ve devre dışı bırakan catomlar tarafından sağlanır. Bir seferde her catomdaki yalnızca bir mıknatısa enerji verilir. Bu prototipler, iki birimin ayrılması, başka bir temas noktasına hareket ve yalnızca yaklaşık 100 ms süren yeniden birleştirme ile kendilerini oldukça hızlı bir şekilde yeniden yapılandırabilir.”

 

 

Daha detaylı teknik bilgi için:  https://www.researchgate.net/publication/305318988_Programmable_Matter_-_Claytronics

 

Peki nerelerde kullanabileceğiz ? Aslında kullanım alanı tamamen hayal gücümüzle sınırlı. Örneğin doktorunuz evinize gelip muayenesini öyle tamamlayabilir. Ya da bu uzaktan eğitim sürecinde elde edilen tecrübe ile beraber okula gidilen klasik eğitim sistemi ortadan kalkabilir. Çünkü öğretmeniniz artık evinize gelebilir. Hem de bütün sınıfla aynı anda.

Belki de insan bedeninin dayanamayacağı gezegen araştırmalarına, bu çok küçük robotlar gönderilebilir ve gittiği yerde sizin bedeninizi oluşturur. Böylece hem orda olursunuz hem de olmazsınız. Sanırım yeni felsefi sorular da doğuracak.

 

 

İletişim sisteminin çağ atlayacağına kesin gözüyle bakabiliriz bile.

Hatta 3 boyutlu tasarımlarla uğraşan biri olarak bilgisayar ekranına bakmak yerine, oyun hamurlarıyla oynar gibi tasarım yapmak açıkçası çok keyifli olur gibi geliyor, kolaylığının yanı sıra. Üstelik bu yöntemle farklı konumlarda olsanız bile başka biriyle eş zamanlı çalışmalar yapılabilir.

Eğer daha da ileri gitmeye kalkarsak, televizyonumuzu cep telefonuna dönüştürüp, işe gittiğimizde ise bir bilgisayara dönüştürebildiğimizi hayal edin.

 

 

Üretilen tek tip bir silah farklı farklı silahlara dönüşebilir.

Biraz da Hollywood’dan esinlenirsek, bindiğimiz Camaro model bir araç 5 metrelik bir robota dönüşebilir.

Günümüz imkanları böylesi bir teknoloji için yetersiz kalıyor gibi görünüyor fakat bilim kurgu olmaktan çıkıp evlerimize gelmesi sadece çözülmeyi bekleyen bir mühendislik problemi olarak düşünülebilir.

 

Kafanızda daha iyi canlanması için bu videolara bir göz atabilirsiniz;

https://www.youtube.com/watch?v=XJEMfAg5l2w

https://youtu.be/JN7BUKb0OIA

 

 

 

Kaynakça :

https://www.cs.cmu.edu/~claytronics/

https://future.fandom.com/wiki/Claytronics

https://en.wikipedia.org/wiki/Claytronics

https://avinashkz.com/robotics/2015/09/25/claytronics.html

Mesajını ilet!


Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid