Hava Olayları Kontrol Edilebilir mi ?

İnsanoğlu, geliştirdiği ve ürettiği her gereci yaşamları yok etmek için kullandı. İster ağaçların tepesindeki meyvelere ulaşmak için bir sopa, ister evlere elektrik getiren nükleer reaktörler olsun hepsi bir şekilde imha silahına dönüştürüldü. Yıldızlardan esinlenip Hidrojen bombaları yapmış olsak da doğanın yıkım gücü karşısında hepsi sönük kalıyor. Hortumlar, tsunamiler, sağanak yağışlar, depremler… Önlerine geçemiyoruz, kaçamıyoruz; sadece önlemler alıp şartlara uymak zorunda kalıyoruz.

Peki insanın kibri bu çaresizliği kolayca kabul edebilir miydi ? Tabi ki hayır. Artık yıldırımlardan Zeus ya da Thor sorumlu olmadığına göre neden manipüle edemeyelim ki ?

2008 yılında Çin, Olimpiyat açılış törenlerinin kuru olmasını sağlamak için, 1104 adet yağmur bastırıcı roket fırlattı ve başarılı olduğu iddia edildi. Yaptıkları bu değişiklik aslında daha öncesine dayanıyor. 1958’den beri hava durumunu kontrol etme üstüne araştırmalar yapıyorlar ve bir hava kontrol programı kurdular.


Tohumlama Çalışmaları

 

 

 

ABD Hükümeti ise 1962’den 1983’e kadar  “Project Stormfury” adı altında bir proje yürüttü. Projenin amacı, bir uçak aracılığı ile fırtınayı gümüş iyodürle beslemek ve böylece tropikal fırtınaların gücünü zayıflatmaktı. Hipotez, gümüş iyodürün fırtınada aşırı soğutulmuş suyun donmasına, kasırganın iç yapısının bozulmasına neden olacağı ve bunun da birkaç Atlantik kasırgasının tohumlanmasına yol açacağı şeklindeydi. Ancak daha sonra bu hipotezin yanlış olduğu ortaya çıktı. Çoğu kasırganın bulut tohumlamasının etkili olması için yeterli süper soğutulmuş su içermediği belirlendi.


 

Ancak, Stormfury Projesi olumlu sonuçlar da aldı. Tropikal siklonların daha iyi anlaşılmasına neden oldu. Ek olarak, Lockheed P-3’ler tropikal siklonlar hakkında veri toplamak için mükemmel bir şekilde uygundu ve bu korkunç fırtınaların daha iyi tahmin edilmesine izin verdi. Küba’nın eski başkanı Fidel Castro ise Stormfury Projesi’nin kasırgaları silahlandırma girişimi olduğunu iddia etti.


Lazer Işınları Kullanılabilir mi ?

 

 

Hava durumunu kontrol etmek için hazırda olan bir diğer yöntem de lazer ışınları kullanmak.  Bu teknik, havanın lazerle soğutulmasını öngörüyor. Bu sayede bulutlar oluşturulabilir. Böylece su damlacıkları soğuk olan yüksek irtifada buz kristallerine dönüşüyor ve altta hava sıcaksa yere yağmur damlaları olarak ulaşıyor. Bu yöntem aynı zamanda kuraklığı önlemek için de bazı bölgelerde kullanılıyor.

Peki bu sistemi dünya içinden değil de dışarıdan bir uydu ile gerçekleştirsek ne olur ? Çok büyük ölçekte manipülasyonlar gerçekleştirilebilir. Fakat kötüye kullanılması kaçınılmaz olur. Hatta kimse kötüye kullanmasa bile bu kadar büyük çaplı oynamaların etkisi tahmin edilemez ya da belki de bir güneş patlaması bütün elektronik sistemleri bozar ve uydunun kontrolünü kaybedebiliriz.


Film Önerisi : Geostorm ( Uzaydan Gelen Fırtına )


Silah Olarak Kullanılabilir

Tabii bu teknolojileri tersine kullanıp fırtına ve hortumlar oluşturmada kullanıp felaketler yaratmak da mümkün olabilir. Vietnam Savaşı sırasında ABD tarafı, “Operation Popeye” adı verilen bir proje ile Vietnamlı askeri güçlerin bulunduğu yerlerde aşırı yağışa sebep olabilecek bulut tohumlama denemeleri yaptılar. Bu sebeple hava durumunu silaha çevirmeyi yasaklayan uluslararası bir kural getirildi.

 

 


Depremler Kontrol Edilebilir mi ?

Gelelim en sevdiğimiz komplo teorisine. Deprem yaratmak mümkün mü ? Sadece bize özgü olmayıp dünyanın bir kısmının da inandığı bir teori: ABD HAARP sistemi ile deprem yaratıyor, beyinleri yıkıyor…

Resmi olarak HAARP sisteminin amacı iyonosferi analiz ederek radyo iletişim, izleme ve navigasyon için teknolojik iyileştirme potansiyelini araştırmaktır. Merkezde yüksek frekansta radyo sinyali yayınlayabilen toplam 180 adet anten bulunmaktadır. IRI ile iyonosferi anten gibi kullanarak düşük frekanslı elektromanyetik dalgalar yaratılabilir ve zayıf kuzey ışıkları (aurora) benzeri parlamalar elde etmek mümkündür.

Deprem üretme kısmına gelirsek, enerjinin korunumu yasasına göre bir şehri yıkabilecek kadar büyük bir enerji açığa çıkarmak istiyorsak bir o kadar da fazla girdiye ihtiyacımız vardır. İşin matematiğine girmeden söylersek, tonlarca ağırlığındaki kara parçalarını kaydırabilmek için hidrojen bombaları bile yeterli değildir.

 

 

Nikola Tesla’nın “deprem makinesi adıyla” anılan osilatörüne gelecek olursak; 1896’da Tesla, enerji transferi için kullanılacak salınımlar üzerinde çalışıyordu.  Frekans, rezonans frekansıyla eşleşirse, bir alıcı cihaz mekanik salınımları tekrar elektrik akımına dönüştürebilir. 1897’de cihaz hazırdı ve 1898’de 48 E. Houston St., New York’taki laboratuvarını sallamayı başardı, bu da komşularının depremden  korkarak polisi ve ambulansı çağırmasına sebep oldu. ( Röportajın devamı )

 

 

Tesla, buluşunun ürettiği dalgaları barışçıl uygulamalar için kullanmayı hayal etti. Elektriği titreşimlere dönüştüren bir cihaz… Tesla daha sonra titreşimleri ikinci bir cihaza göndermek için yeraltındaki kayaları kullanacaktı. Bu alıcı cihaz, titreşimleri toplayacak ve salınımları yerel olarak kullanılmak üzere elektriğe çevirecekti. Yeterince güçlüyse, makinesi Dünya’nın frekansıyla eşleşebilir ve hatta depremlere neden olabilir.  Ancak Tesla’nın “telegeodinamik” sistemi prototipin ötesine geçmeyi asla başaramadı.

Halihazırda küresel ısınmaya sebep olup doğanın dengesini bozuyoruz. Bir de bunun üstüne doğayı oyuncağımız haline getirmek… Anlamadığımız güçlerle tanrıcılık oynamayı bırakabilecek miyiz ? Yoksa İkarus misali fazla yükseklerde mi uçuyoruz ?

 

 

Kaynaklar:

https://en.wikipedia.org/wiki/Project_Stormfury

https://www.aoml.noaa.gov/hrd/hrd_sub/sfury.html

https://en.wikipedia.org/wiki/Operation_Popeye

https://khosann.com/hava-durumunu-lazerle-kontrol-etmek-mumkun-mu/

https://www.sabah.com.tr/pazar/2018/07/29/havanin-ayarlariyla-oynaniyor-mu

https://en.wikipedia.org/wiki/High-frequency_Active_Auroral_Research_Program#:~:text=The%20High%2Dfrequency%20Active%20Auroral,Research%20Projects%20Agency%20(DARPA).

https://en.wikipedia.org/wiki/Tesla%27s_oscillator

 

Mesajını ilet!


Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid