ABD ve ÇİN’İN ÇEKİŞMELİ AŞKI -1

Bu yazı dizinimizde ABD-ÇİN ilişkilerini inceleyeceğiz. Giriş yazısı olarak bu yazıyı yayımlamakta olup, başlıklara özel yazılarım her hafta düzenli olarak yayımlanacaktır.

ABD’nin halı sahasında yeni bir takım; ÇİN.

Yakın bir zamana kadar dünyanın en önemli enerji yataklarına sahip olan Orta Doğu ve Orta Asya dünyanın tek süper gücü ABD tarafından sömürülen, yakılan, yıkılan bir yerdi. Sovyetlerin yıkılmasını fırsat bilen ABD burada hegemonya alanını genişletmişti. Sovyetlerden sonra kurulan Rusya yeniden güç kazanıyordu, fakat bu hız ile petrol bitişine anca yetişecek olan Rusya sadece bir dost edinerek bu uzun zaman dilimini tek bir hamle ile kısalttı. Bu hamle; ÇİN.  Çin’in bu bölgelere gelişi tüm dengeleri alt üst etmiş, planlar bozdurmuş, planlar değiştirmiştir.

ABD politikasının en önemli isimlerinden olan Hans Morgenthau zamanında Çin konusunda oldukça endişelenmiş ve bu ülkenin saf dışı bırakılması için çokça uyarılarda bulunmuştur. Hans Morgenthau şunları diyerek devam ediyor: Güçler dengesinin sağlandığı bir düzende baskın olmak isteyen taraf dengeyi bozmak istiyor ama doğrudan karşılama modeliyle diğer ülkenin üstesinden gelemiyorsa bunu başarabilmek için üçüncü bir gücün ittifakına ihtiyaç duyar. Evet, şu an bu anlara şahitlik ediyoruz.

Enerjinin önemini hepimiz biliyoruz, fakat batılı devletleri mantığı nedir onu biliyor muyuz? Enerji ailemizden, sevdiklerimizden, değerlerimizden daha mı önemli? Batının bakış açısını birinci dünya savaşında Fransa başbakanı Georges Clemenceau’nun ‘’ bir damla petrolün değeri askerlerimizin bir damla kanına eşittir’’ sözünden anlayabiliriz.

Peki hala bu anlayış geçerli mi? Belki adı 300 yıl sonra petrol olmayacak ama enerji savaşları uzun süre devam edeceğe benziyor.

Orta Asya’da ABD, Rusya, ve Çin’in büyük dostluğu! olan ŞİÖ Şanghay birliği danışıklı dövüş ilkelerinden hiç sapmadan üç ülkeye de bu bölgedeki enerji kaynakları sömürme fırsatı veriyor.

 

Çin etkisi;

Çin hızla büyüyen bir dev olup, en hızlı sanayileşen ülkelerin başında gelmektedir. 2050’de Çin dünyanın en büyük sanayine sahip olacak gibi görünmektedir. Artan sanayileşmenin enerji harcamasını da artırdığı Çin’in dünya piyasasındaki enerji tüketimi 1996’da % 9,6 olurken, 2020’de bu rakamın % 16,1’e çıkması beklenmektedir. 2020’li yıllarda petrole bağımlılığı % 80’e varacaktır. 38 Dolayısıyla 21. yüzyılda kaynakların denetimi konusu Çin’in gelişmesini yakından ilgilendirmektedir. 1996 Mayıs’ında Mashad-Tejen demiryolu bağlantısının açılmasıyla Sincan-Orta Asya köprüsünün kurulması, Çin’i Türkmenistan üzerinden İran’a bağlamıştır.

İran, Çin’in şu anki petrol ihtiyacının % 17’sini karşılamaktadır. Çin’in Orta Asya atılımları kapsamında Çin Millî Petrol Şirketi, Kazakistan’ın en büyük petrol şirketi olan Kanada merkezli PetroKazakhstan’ı satın almıştır. Bu tür atılımları çoğaltmakta olan Çin’in Rusya ile de yakın iş birliği yapması ve her iki ülkenin de ŞİÖ’nün etkili elemanları olması, Orta Asya’da zaten Afganistan batağına saplanıp kalmış olan ABD’nin gücünü kırmaktadır. Rusya ile Çin’in ittifakının gücü ABD’nin Avrasya etkinliğini kırabilecek ölçüdedir.

Alvin Toeffler süper güç olmanın üç faktöre dayandığını söylemiştir: “kaba güç (askerî güç), ekonomik güç ve bilgi gücü.”

Pasifiğin en büyük donanmasına sahip, dünyanın en büyük ekonomisi olacağı günler yakın olan, felsefi ve teknolojik yönden geçmişinden gelen büyük bilgi birikimi ile şu an da nükleer ve uzay alanında çalışmalar yapan Çin Toeffler’in süper güç tanımlarına ne kadar da uygun.

 

Çin kendi güvenlik sahası olarak Orta Asya ve Japonya’dan Filipinlere inen ada takımını görmektedir. Orta Asya’daki Hindistan ve Afganistan olaylarının bu denli kışkırtılmasının sebebi Çin’dir, daha doğrusu Çin’i baskılamak.

ABD Uygur Türkleri konusunda oldukça insani! olmaya başladı ve dünyada bu zulmü dile getiren en önemli ülke konumuna geldi. Peki sebepleri Uygur Türklerini korumak mı, yoksa kullanmak mı?

Bir önceki yazım;

https://blog.egesavtek.com/suratli_botlar-2-2/

SÜRATLİ BOTLAR-2/2 (Deniz Araçları-10/10)

 

 

Kaynakça;

Mesajını ilet!


Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

One thought on “ABD ve ÇİN’İN ÇEKİŞMELİ AŞKI -1

Yorumlar kapatıldı.